Facebook Twitter

Üniversiteler 'Ticarethane' Öğrenciler 'Müşteri' Akademisyenler 'Ücretli Köle' Olmasın!

'Yeni Yüksek Öğretim Kurulu yasa tasarısı, üniversitelerin bilimselliğinin önüne geçmesin, akademisyen ve öğrencilerin hak ve talepleri karşısında bir baskı aracı olmasın'

universiteler-ticarethane-oBundan tam 31 yıl önce 12 Eylül 1980 darbesinin sonuçlarından biri de; özellikle üniversiteler ve öğrenci gençliğinde 1960‘larda başlayan ve 1970‘li yılların sonlarına doğru doruk noktasına ulaşan sosyal ve siyasal uyanışı bastırmak amacıyla yüksek öğretim yapısının yeniden yapılandırılması yoluna gidilerek 6 Kasım 1981 yılında Yüksek Öğrenim Kurulu (YÖK) oluşturulmuştur.

Kuruluşu ile birlikte YÖK‘ün yok ettiği akademik hak ve özgürlükler, sadece araştırma görevlileri ve öğretim üyeleri ile sınırlı kalmamış bütün toplumun geleceğini derinden etkilemiştir. 1402‘likler olarak bildiğimiz binlerce kişinin işine son verilmesi veya işten ayrılmak zorunda kalması ile sonuçlanan haksızlıkların, mağduriyetlerin giderilmesine yönelik süreç de işletilmemiş, aksine asıl amacı bilimsel eğitim ve öğretim olan üniversitelerin siyasi iktidarlara bağlı kurumlar haline gelmesine neden olmuştur. YÖK, bilimin önünü kesmekle kalmamış, hak isteyen öğrenciler ve akademisyenlerin üzerinde de bir baskı ve yıldırma aracı haline gelmiştir. Zaman içinde YÖK üniversiteleri cezalandıran, denetim altına alan, tek tipleştirilmiş öğretim kadrosu ve kaderci öğrenci profilinin baş mimarı kurum olarak toplumun belleğinde yerini almıştır.

Bu gün için YÖK yerine Türkiye Yüksek Öğretim Kurulu (TYK) olarak bilinen yasa tasarısı gündemdedir. TYK içinde yapılan değişiklikler ile özel üniversitelerin açılması, doktora üstü araştırmacı kadrolarının açılması, araştırma görevlilerinin 10 yıl içinde doktoralarını bitirememeleri halinde işten atılması gibi başlıkları da içermektedir. En yakın örneği İTÜ‘de araştırma görevlilerinin işten çıkartılması Yeni Yüksek Öğrenim Kurulu‘nun gelecekteki olası uygulamalarını bizlere göstermektedir.

Üniversitelerin en kritik karar organlarının başına TÜSİAD, TOBB, OSB temsilcileri getirilerek ticarileşmenin önü açılmaya çalışılmaktadır. Üniversiteler yeni yasa ile daha çok bilimsellikten uzak, piyasanın isteklerine cevap veren kurumlar olarak şekillendirilmeye çalışılmaktadır. Sözde darbe mağduru söyleminde bulunanların darbecilerle hesaplaşmak yerine bugün 12 Eylül askeri darbesinin ürünü YÖK‘ün kaldırılmaması ve yeni yasa tasarısı ile YÖK‘ün daha da güçlendirilmesi ironiktir.

Bizler Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi olarak YÖK‘ün kuruluş yıldönümünde Yeni Yüksek Öğretim Kurulu yasa tasarısının, üniversitelerin bilimselliğinin önüne geçmemesi, akademisyen ve öğrencilerin hak ve talepleri karşısında bir baskı aracı olmaması gerektiğini yetkililere ısrarla hatırlatmak isteriz. Üniversiteleri "ticarethane", öğrencileri "müşteri", akademisyenleri "ücretli köle" olarak gören tüm yasa ve kurulların ortadan kaldırılmasını bekliyor, üniversitelerin bilimsel, demokratik, özerk kurumlar olması gerekliliğini bir kez daha vurguluyoruz.
Basına ve kamuoyuna saygıyla duyururuz.


TMMOB
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası
İstanbul Şubesi
22. Dönem Şube Yönetim Kurulu



Kaynak: Abbas Güçlü



MezunTV - A'dan Z'ye Eğitim