MezunUSA.com
< Amerika'da eğitim için: Mezun.com >

Yeni üye ol
Üyeyim
Bülten Servisi | Yorum Gönder | Site Haritası
 
  
Bölüm Kelime  
Amerika'da yaz saati uygulaması >>
anasayfa / yazarlar
   
Sevda Yüzbaşıoğlu
SEVDALIK
Sevda Yüzbaşıoğlu




Eurovizyon Örövizyon Olursa


Yılın en önemli ikinci gecesiydi. (birincisi yılbaşıydı, hayat daha basit, daha görgülüydü, öyle istenilen her gece eğlenebilme kavramımız henüz oluşmamıştı) 80'ler ailecek televizyonun önünde bağdaş kurup, meyva yiyerek geçirilen uzun Eurovizyon gecelerine ev sahipliği yaptı. Türkçesi orovizyon, ortaya karışığı eurovizyon, gavurcası eurovision olan bu büyük müzik olayını elimizde kalem kağıt saatlerce tartışır, milletin şarkısına dudak büker, hep hakkımızın yendiği hissiyle de geri dönerdik. (hep kahır, hep kahır!) Asla birinci olamayacaktık ya belki ilk beşe girme şansımız olabilirdi. Şu jüri Türkçe bilse kesin birinci olurduk dediğim şarkıların hezimete uğraşıyı ile yatağa girip, sabah buruk bir şekilde oylama kağıtlarını çöpe attığımız yıllardı. Sonra artık ümidi mi kestik bilmiyorum uzun süre Eurovizyon’un ne ismiyle ne cismiyle ilgilenir olduk. Bol kanallı hayatın sefasını sürüp, TRT’yi es geçmeyi tercih ettik Eurovizyon gecelerinde. Belki de amacı kültürel etkileşimi güçlendirmek olan bir müzik yarışmasının milli dava olarak algılanmasından, politik ilişkilerin bu denli sanata dahil edilmesinden tad almaz olduk. Hatta öyle ki, biraz da sıkıldık Euorvizyon’dan. Annemin bir yandan soyduğu elmaları ağzımıza tıkıştırırken diğer yandan sürekli tarih dersi verir gibi “yok çocuğum bizim tarihte onlarla çok sürtüşmemiz oldu, hayatta 12 puanı bize vermezler” deyişleri, benimde umutla “ama yani bu bir müzik yarışması” dediğim dönemler çabuk geçti. (Annemle Bülent Özveren bir olur, biri son saniyede bizi sıfır puandan 4 puana çıkartan dost bir ülkeye ‘ahhh iştte işteee teşekkürler Bulgaristan!” derken, diğeri de bak ben sana söylemiştim edasıyla yerinde kıpırdanıp yeni bir elma daha soyardı.) Sonra gün geldi 2003 yılında Sertab Erener bizi göz yaşlarına boğdu, bir anda eski ilgimize yeniden kavuşmamızı sağladı. Milliyetçilik duygularımız şahlandı, “iştte Belçikaa al saanaa” diyerek 2 puanla onları tarihe “gömdük”. Amann petrooll, iştee operaaaa, yılları geride kalmış, Türkiye için yepyeni bir yol açılmış, ‘işte avrupa’ sesimizi böyle gür duymuştu. 'Everyway that I can, I ll try to make you love me again' derken Sertab, sanki her yolu deneyip, kendimizi sevdirmeyi becermiştik. İngilizce şarkıyla katılmak bize birinciliği kazandırmıştı. Formül bulunmuştu. Bizim müziğimiz, motiflerimiz kullanılmalı ama dil mutlaka ingilizce olmalıydı.

Derken gün bugün oldu. Gülseren Yıldırım yüz otuz aday arasından Rimi rimi ley adlı parçasıyla Eurovizyon da bizi temsil etmeye hak kazandı. Kazandı… kazand… kazan... kaza... kaz... Şarkıyı ilk defa duyacaklar için sayacağım kelimeler, öbekler ve ünlemler çok şey ifade ediyor: Kaza, yanlışlık, facia, hata, telafisi olamayan şey, vah vahh, yuh, oha, nee(!), nayırrr, durun siz evlenemezsiniz, aghhhh, doğa felaketi, gürültü kirliliği, toplu katliam vs.

Şarkı bir Türk motifleri çorbası. (Hadi bakalım ezogelinle tarhanayı şöyle bir karıştırıverin hele, üzerine de mercimeği attırıverin sıcak bir Türk sıvısı çıksın, doya doya içiverinle, hooopp ustam ortaya bi karışık yapıyorsunlu çetrefil Türk mantıkları ürünü.) Bir yerinden uzun havamsı bir şey çıkarken diğer taraftan darbuka pırtlıyor. Ama uzun hava desen değil, pop desen, arabesk desen hiç değil. Şarkı tanım eksikliği yaşıyor. Arabesk filminde Müjde Ar ile Şener Şen’in ağacın etrafında yaptıkları meşhur danslı düeti Gülseren tek başına yapıyor. Bir de meşhur bir ceket atma sahnesi varmış –ki henüz görmek kısmet olmadı- tahminimce Gülseren hopluyor, zıplıyor, arada ceket atıyor, ayakkabılarını da fırlatıyor mu bilmiyorum. ---Şarkıyı dinledim, bu haldeyim. Karoegrafiyi görsem dağlara taşlara kaçmam icap edecek.- Adamlar zaten Türkçe bilmedikleri için şarkının derinliğinden yoksun kalacaklar. (ki kesin ilk beşe girerdik Türkçe bilseler) bir de karegorafinin yoğunluğuyla yormamak lazım. Bari kazayı en hafif şiddetle atlatalım derim.

Aslında şarkıyı dinlemeden önce kızcağızla ilgili yorumları okumuştum ve oldukça canım sıkılmıştı. Kalçalarının ebatından, Fransa‘da bar şarkıcılığından, Fransızcasının berbatlığından dem vuruluyor, müzikalite es geçiliyordu. Hani aynası iş ise kişinin, bu kızcağız da güzellik yarışmasına gitmeyecekse neden bunlar gündemimizi böylesine meşgul ediyordu ki? Tam oturup şekilciliğin bize kaybettirikleri başlıklı bir yazı yazacakken, şarkıyı dinlemek aklıma geldi. Ah keşke dinlemeseymişim. İnanın öbür türlüsünü yazmak daha kolay olacakmış.

Mehteran adımlarını bilirsiniz, iki ileri bir geri… rimi rimi ley de bende milletçe böyle bir adım döngüsüne kaptırmışız hissi yarattı. Tamam İngilizce şarkı söylenmesi yasağını bir noktaya kadar anlıyorum. Müziğin evrenselliğini yaşatmak, kendi dilimizim tinisini müzikte tanıtmak istiyoruz, ama yüz otuz adet şarkının arasından en iyi olarak rimi rimi leyin seçildiğine de inanmak istemiyorum. Garo Mafyanlı, Melih Kibar’lı bir jürinin bu şarkıyı seçtikten sonra görevlerini yapmanın huzuru içinde olduklarına da inanmıyorum. Hani jüri sadece Hülya Avşar ve türevlerinden oluşsa aklım erecek. Beğenilerini saygıyla karşılayıp boyun eğeceğim, zaten o zaman yarışma Eurovizyon değil, türkpopumsuarabeskilleti olacak. Taşlar yerine oturacak. Ama değil…

Sanki gerçekten birisi düğmeye bastı, yeter bu kadar Türkiye, hadi bakalım geç eski yerinde dedi de biz siyah beyaz televizyonlu dönemde zorla elma yedirilen gecelere, perişan haldeki sonunculuklara geri dönüyoruz. Sene 1984 ve biz geçen seneki Çetin Alp’li opera faciasından sonra özümüze dönüp, bu sefer tıngır mıngır bir şarkı seçmişiz gibi. (aslında durum bu, 84’te halayla katıldık Eurovisyona) Yapmayın etmeyin, bir kuşak o sancıyla büyüdük biz efendiler. Çocukluğumuzu, ilk gençliğimizi yediniz seçtiğiniz şarkılarla. Bir gün kafa tutamadık ana babamıza, ağzımız açık göz yaşlarıyla seyrederken, ağzımıza tıkıştırılan meyvaların zoruyla büyüdük, yenildik ama ezilmedik diyerek koyduk başları yastıklara. Şimdi şuncaçık bir kaç seneye dayalı bir mutluluğumuz var… Onu da almayın elimizden.

Kısaca bize; Rimi rimi leyy biri bize yardım etsin, rimi rimi ley biri bizi gözetsin, rimi rimi ley bu sene Eurovisyon’a gitmesin. İlla gidiyorsa biz geri dönelim demek düşüyor. Hayatta ve orovizyonda başarılar rimi rimi ley… tey teyyy...


Perşembe günleri yenilenir.


ort: 5.29 toplam oy: 56

1) Okuduğunu anlayamama eksikliği
Gozde Akay, 16.03.2005 14:19
Ehud Rodi Rabat bey başkalarının yorumunu yanlış anladığından dem vurmuş ama, kendisinin Sevda hanımın yazısını baştan sona yanlışa anladığına pek dikkat edememiş. Ayrıca yazara yapılan herhangi bir övgü için de, bu yorumun bir tanıdığı tarafından yazıldığını ima etmek kabalığında bulunmuş ki, bu da...
2) yorumlari anlayamama eksikligi
Ehud Rodi Rabat, 15.03.2005 14:03
burada ismini aciklama da sakinca gören arkadas belliki bir yorum okurken anlamak icin beynini kullanmıyor. sarki hakkinda bir yorum yapilmamistir. begenmiyor olabilirsiniz. "neden onu secenleri elestirmiyorsunuz" gibi gayet kolay anlasilabilecek bir cümle kurulmustur. zaten gerisini anlamanizida be...
3) Cis meselesi
13.03.2005 15:41
Sevgili Sevda, Yazilarini begeni ile okuyorum. Seninle ayni kusaga mensup biri olarak anlattiiklarinin bir hayal mahsulu olmadigini bu vesileyle teyid etmek isterim. Kayip bir eurovision kusaginin canli sahidi olarak merakima yenik dustum ve sarkiyi dinledim. Bizi yarismada temsil edecek yorumc...



Gurbetçiler ve Sizler, Yani Bizler - 2
Kardelen

Şimdi senin karın ağrın ne diyecek olanlara,... >>


Yeni kullanıcıyım
· Seri ilanlar · Roommate Finder
Nakliye Diş Hekimleri Sigorta
Avukatlık Emlakçılar Pick-Up
Finans Türk Marketleri Diğer
•  Heyecan Doruk Noktasında
Duygu

•  Mehter, Rap ve ÖÖÖ-eu-rovizyon
OBJEKTİF / Cahit Oktay

•  Kör dövüş
NY'ta bir Türkiyeli , New York USA

Hata yapmayanlar kazanıyor...


Paketleriniz 1 günde Amerika'da..
Internete baglanti hiziniz nedir?
Dial-up
128K
256K
512K
Broadband
 
MezunUSA Hakkında | Affiliate Programı | Bize Ulaşın | Reklam
Privacy | Disclaimer | Terms & Conditions
Copyright © 2000-2010 Mezun.com. All rights reserved. Her hakkı saklıdır.
MezunUSA.com bir     hizmetidir.