|
|
| Fotoğrafı büyütmek için üzerine tıklayın. |
|
Erden Eruç, ABD'de başarılı bir yönetici iken, görevini bırakarak hayallerinin peşinden giden bir maceracı. Altı Zirve adını verdiği projesini başarıyla tamamlarsa kas gücüyle dünyayı dolaşan ilk üç insandan biri olacak. Around-n-Over Vakfı'nın da kurucusu ve başkanı olan Erden Eruç'la başarıları, amaçları ve çalışmaları hakkında konuştuk. |
MezunUSA.com: Merhaba; ilk önce kendinizden bize biraz bahseder misiniz? Küçük yaşlarda spora meraklı mıydınız?
Erden Eruç: Ben, sporla iç içe yaşayan bir insanım. Dağcılıktan bisiklete, kürekten judoya, koşudan güreşe birçok spor dalıyla uğraştım. İlk tırmanışımı daha 11 yaşında bir çocukken babamla, Erciyes'in doğu zirvesine tırmanarak gerçekleştirdim. Yüksek dağ, teknik duvar, kar ve buz tırmanışları yaptım; daha pek çok doğa sporunda beceri kazandım. Üniversite yıllarında serbest stilde güreş müsabakalarına katıldım ve hatta üniversiteler arası güreş müsabakalarında bir Türkiye ikinciliği bile kazandım.
Amerika maceranız nasıl başladı? Başarılı bir Türk olarak burada nelerle karşılaştınız?
Amerika'ya, Boğaziçi Üniversitesi'nin makine mühendisliği bölümünü bitirdikten sonra, yüksek lisans ve MBA için gittim. 41 yaşına gelene dek Aris Consulting, Nexgen Solutions, Lotus Consulting ve IBM Professional Services gibi çeşitli büyük firmalarda teknik danışmanlık görevlerinde bulundum. İyi eğitim almış, kişisel donanımı güçlü birinin Amerika'da şansı takdir edersiniz ki daha fazla. İyi firmalarda, iyi pozisyonlarda görev almam, yöneticilik düzeyine yükselmem fazla zor olmadı diyebilirim.
“Altı Zirve” adını verdiğiniz projeniz nasıl oluştu?
1997’de Amerika’da bir ofiste bilgisayar mühendisi olarak çalışırken, duvardaki Dünya haritasına gider gelir bakardım. Amerika sağda, Büyük Okyanus ortada, Avrasya solda olacak şekilde düzenlenmiş bir haritaydı bu. Washington'daydım o sıralar…
|
|
| Fotoğrafı büyütmek için üzerine tıklayın. |
|
Nedense bir haritaya çok bakınca, hep hayallerim depreşir, olmadık rotalar görmeye başlarım. Bu da farklı değildi. Parmağımı Washinton'dan başlayarak Bering Boğazı üzerinden Türkiye’ye sürüp, kas gücüyle “Eve Yolculuk” projesini kafamda kurmaya başladım. Bu yolla Türkiye’ye varan biri neden Lizbon’a devam etmesindi? Oradan kürekle karşıya geçilir, devr-i alem tamamlanırdı. Akşam yattığımda gözlerimi kapatıp, Lizbon’un batısında, karanın bittiği Cabo da Roca noktasından batıya, ufka doğru bakıp, denizden gelen meltemi kokladığımı hatırlarım.
Bu ilk “Acaba?” sorusunu sormam çok önemliydi, zira ardından “Nasıl?” soruları takip etti. Bunlara bulunan çözümler, hedefi giderek daha makul kıldı. Ben lojistik çözümlerde ilerleme kaydederken, New York’taki Dünya Ticaret Merkezi kulelerini yıkan ve 3 bin kişinin hayatını bitiren 11 Eylül 2001 olayları Amerika’da ekonomiyi çalkaladı, tüm sponsorluklar askıya alındı.
2002 Eylül'ünde hayatım değişecekti. Beni yolculuğuma başlamam için teşvik eden İsveçli Göran Kropp ile kaya tırmanırken, geçirdiğimiz bir kaza sonucu onun düşüp hayatını kaybetmesi beni çok sarstı. Göran’ı kaybettiğim gün hayatın kısa olduğuna karar verdim ve 1997’den beridir şu veya bu nedenle ertelenen kasla devri alem projeme başlama kararını verdim. Göran’ın anısına dünyanın altı kıtasındaki en yüksek altı dağa kas gücü ile ulaşıp tırmanmayı planladığımdan projeme de "Altı Zirve" adını verdim.
Amerika’da başarılı bir yönetici iken size işinizi bıraktıran bu macera nerede ve ne zaman başladı?
Projenin ilk adımını 2003 yılında Seattle'dan bisikletle yola çıkıp Alaska'daki McKinley Zirvesi’ne ulaşarak tamamladım. Daha sonra, Altı Zirve projesinden bağımsız olarak, açık deniz tecrübemi pekiştirmek amacıyla kürekle Atlantik'i geçme denemesine başladım. 29 Nisan akşamı Atlantik'in batı sınırı sayılan 59 derece 37 dakika boylamını geçtim ve bu okyanusu kürekle geçen ilk Türk oldum. Eğer projemi başarıyla tamamlarsam kas gücüyle dünyayı dolaşan ilk üç insandan biri olacağım.
|
| Fotoğrafı büyütmek için üzerine tıklayın. |
|
Atlas Okyanusu’nu geçen ilk Türk olarak neler hissediyorsunuz? Okyanusta yaşadığınız zorluklar nelerdir?
VHF 16. kanaldan telsiz muhaberesi yapıyordum. Ancak, karşıma çıkan her gemiyle bu frekanstan bağlantı kurmam mümkün olmadı. |
Dolayısıyla, okyanusun ortasındaki küçük bir teknede tek başına kürek çeken biri olarak biraz kaygılanıyordum.
Okyanusta yol alan süper tankerler, bana göre ölümün kolluk kuvvetleri. Bir de boş yüzen ve fark edilmesi zor olan konteynırlar var. Bunlardan birine çarpmam, büyük bir felaket demek olurdu. Tabii katil balinalar ya da büyük beyaz köpekbalıklarını da söylemeden geçmeyelim. Bunlardan başka, sürekli kürek çekmenin verdiği fiziksel yorgunluk ve acı vardı.
Dalgaların ortasında fındık kabuğu gibi sallanan bir teknede deliksiz bir uyku uyumak imkansızdı. Bunun özlemini çok duydum. Yaralanma korkusu vardı. Tuzlu suda yaralar kolay iyileşmiyor çünkü. Tabii sevdiklerimi de çok özledim. Haftalarca, insan yüzü görmeden kürek çektim. Karayiplere yaklaştığımda iki yerli balıkçı gördüm ve çok mutlu oldum. Tam 92 gün insan yüzü görmemiştim.
Okyanusta geçirdiğiniz süre içerisinde en çok ne yapmayı özlediniz?
Önceki soruda da belirttiğim gibi en çok sevdiklerimi özledim. Onca süre insan yüzü görmemek zor. Özlemini çektiğim ufak tefek birçok şey var. Soğuk bir içecek, tatlı su ile bir duş, taze meyve, koca bir tabak salata, deliksiz uyku, insan teması, bunların hepsi karadayken üstüne düşmediğimiz birer lüks.
Okyanus sınavınızdan sonraki projenin devamında neler var?
Proje hayli uzun soluklu bir proje ve devamında yapmayı planladığım birçok deneme var. Madde madde sıralamam gerekirse, 2007 yazından itibaren:
|
|
| Fotoğrafı büyütmek için üzerine tıklayın. |
|
Pasifik Okyanusu'nu kürekle geçmek ve Batı Gine'deki Carstenz zirvesine tırmanış, oradan Avustralya'ya geçiş.
Avustralya'nın batı kıyısından Hint Okyanusu'na kürekle açılıp, Hindistan’a ulaşmak ve oradan bisikletle Nepal’e gidip Everest’e tırmanış.
Pakistan, İran, Azerbeycan üzerinden Gürcistan-Rus sınırındaki Elbrus’a gidip tırmanış.
Türkiye, Suriye, Ürdün, Mısır, Sudan, Uganda üzerinden Tanzanya’ya gidip Kilimanjaro’ya çıkış.
Afrika'nın batısındaki Namibya'dan tekrar açılıp Güney Amerika'ya geçiş. Ardından Arjantin'deki Aconcagua dağına tırmanış.
En son olarak kara yoluyla bisikletle ve yayan Arjantin’den Seattle’a dönüş.
Başkanı olduğunuz Around-n-Over Vakfı nasıl kuruldu? Amaçlarınız nelerdir?
Vakfı, "Altı Zirve" projesini topluma kazandırmak amacıyla kurdum. Altı Zirve projesi, toplam 6 yıl sürecek. Bu yolculuk sırasında, Around-n-Over kuruluşu tarafından, haber ve eğitim içerikli bilgi paylaşımı sağlanacak ve insanoğlunun doğayla sadece kendi gücüne dayanarak mücadelesi gözler önüne serilecek. Yolculuk sırasında tekneyle haberleşme uydu telefonuyla sağlanacak, böylece yolculuk karadan da izlenilebilecek. Pilli bağımsız bir verici, uydu aracılığı ile teknemin koordinatlarını karadaki Around-n-Over ekibine iletecek. Bu yolculuğu takip edenler, sitedeki haritadan her an nerede olduğumu bilecekler. Bu sayede, yolculuk sırasında yaşadıklarımı, öğrendiklerimi ve düşündüklerimi özellikle öğrencilerle paylaşabileceğim.
Vakfın çalışmalarıyla, çocuklara kas gücü ile gerçekleştirilen araştırma ve yolculuklardan esinlenerek hazırlanmış eğitim faaliyetleriyle ilham vermeyi, çocukların daha iyi birer yurttaş olabilmeleri için sağlık, özveri ve azim değerlerini işlemeyi, doğaya sahip çıkmaları için onları teşvik etmeyi, sigara zararlısından kendilerini korumayı telkin etmeyi hedefliyorum.
Altın Zirve Projesi tamamlandıktan sonra ileride yapmak istedikleriniz nelerdir?
Altı Zirve'nin 2012'de sona ermesini planlıyorum. Bundan sonra başka projelere de imza atabilirim. Bir takım düşüncelerim var. Ama tabii eşimin de bu noktada olurunu almam lazım.
 |
| Planlanan rotanın son halini görmek için üzerine tıklayın. |
|
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
|
|
|
 |

Hata yapmayanlar kazanıyor...


Paketleriniz 1 günde Amerika'da..
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
| |
|