|
Los
Angeles… Amerika içindeki ayrı ülke. Kaliforniya eyaletinin gözbebeği, dünyanın
en zengin şehirlerinden biri (eyalet olarak dünyanın beşinci en zengin bölgesi).
Akla hayale sığmayacak genişlikte bulvarlar, ardı arkasına birbirine bağlı ve
birbirinden meşhur sahiller, palmiye ağacının her türü, üzeri açık arabaların
şehri…. Los Angeles… dünyaya sinemayı sunan şehir. Hayalleri yaptığı kadar hayalleri
yıkan, verdiği kadar alan, göğsünü Pasifik Okyanusu’na, sırtını ise dağlara
vermiş bir şehir. Los Angeles… zenginliğin boyutlarının test edildiği, mesafelerin
ulaşılamadığı, turistlerin akın akın geldiği bölge. Mickey’nin, Spielberg’un,
Spelling’in yuvası. Los Angeles…. "meşhur" Larry Flynt’in deyimi ile
"her türlü sapıklığın normal karşılandığı yer"…
1781’de şehire
geldiklerinde 44 köylü İspanyol’un Downtown’a (şehir merkezi) verdikleri isim
"El Pueblo de Nuestra Senora la Reina de Los Angeles" imiş. Yani,
"Şehrimizin Leydisi, Meleklerin Kraliçesi". Bugün bu "Melekler
Şehri"nde 140 ülkeden yüzlerce farklı etnik kökenli, yüzlerce farklı kültürel
geçmişli insan bir arada yaşamakta. Los Angeles Meksikalılar, Ermeniler, Koreliler,
Filipinliler, El Salvadorlular ve Guatemalalıların kendi ülkeleri dışında en
yoğun yaşadıkları şehir. Nüfusla, herkesi her yönden besleyen birşey var yani
anlayacağınız bu şehirde.
Asırlar
boyunca Los Angeles şan, şöhret ve yılboyu sunduğu enfes iklimi ile çekmiş milyonları
kendine. Yaklaşık 8 milyonluk nüfusun sadece ufak bir yüzdesi bugün o şan, şöhrete
sahip olsa da, iklimi hakkında söylenen herşeyi fazlasıyla vermiş insanına LA.
Doğu sahili bazen aylarca yerden kalkmayan karın altında sürünürken LA’de Şubat
ayının ortasında sahilde güneşleniyor olmak hayal değildir.
Bir LA’liye ne
zaman olursa olsun bir mesafeden diğerine gitmek için gerekli olan zamanı sorsanız
"20 dakika" cevabını alırsınız. Gerçekte LA sınırları içinde malesef
hiçbir yere ulaşmanız 20 dakika sürmez. Olağan trafik koşulları gözönüne alındığında
LA içinde bir şehirden diğerine ulaşmak için bir saat tanımalısınız. LA trafiği
gibi, (son yıllarda hızla azalmasına rağmen) suç oranı ve ırkçılık dalgaları
da LA’in negatif taraflarındandır. Ve zamanında birinin dediği gibi "Eğer
burası cehennemse, neden bu kadar popüler!?"
İlk bakışta LA
kollarını her tarafa salmış dev bir metropolis gibidir. Bir belediyeden diğerine,
bir şehirden ötekine geçiş belirsiz gelebilir. Santa Monica’yı Venice’den ayıran
o nüansı görebilmek için bu şehirde yaşayıp havasını solumanız gerekir. Bir
süre sonra LA’de gerçek anlamda farklı şehirciklerin olduğunu ve bunların yabana
atılamayacak kadar çok sayıda olduğunu anlarsınız.
LA,
Amerika’da araba kültürü en büyük olan şehirdir. Bu nedenle bu sayısız ufak
şehircik arasında yol almak LA’li için son derece keyifli ve olağandır. Uçaktan
inerken bakıldığında (ki gözünüzden kaçması olanaksızdır) matematik defterinin
karelerini andıran bu dev şehirde yol bulmak neredeyse tek koridorlu labirentte
çıkış kapısını bulmaya benzer. Şehirde çok kısa bir süre yaşadıktan sonra, LA’e
ilk defa gelen birini gezdirdiğinizde hayretler içerisinde bunca yolu nasıl
öğrendiğinizi soracaktır. Gülümseyerek “Çok kolay! Herşey birbirine paralel
zaten” dediğinizi duyar gibi oluyorum.
Dünyanın başka
hiçbir bölgesinde olmayan başka bir olaya da burada alışmanız gerekecektir.
Yön tayini. Gerçek anlamda mantık sınırlarının ötesinde büyük olan bu şehirde
bir noktadan diğerine gidişinizi tarif ederken insanlar sürekli olarak “101
ile kuzeye çık, oradan 405 kuzeyi al ve 138 ile doğuya doğru devam et” gibi
cümleler kullanacaklardır. İnanması zor bile olsa bir süreden sonra hangi istikamette
gittiğinizi siz de hisseder olacaksınız! Örneğin Beverly Hills içerisinde dolaşırken
bir mağaza için Wilshire Bulvarı’nda Doheny ile Rodeo arasında, caddenin kuzey
tarafında dediklerinde ilk önce Wilshire Bulvarını bulmalı, Doheny ile Rodeo’nun
Wilshire’la kesiştiği yerleri tespit etmeli ve daha sonra dağlara bakmalısınız.
Çünkü dağlar Beverly Hills’in kuzeyinde kalmaktadır! Bütün bunları okurken Japonca
gibi gelse de aslında hepsi birkaç ay bu şehirde yaşamanıza bağlıdır.
LA suç oranı yüksek
bir şehir olarak bilinse de, bunca farklı kültürün çok yoğun olarak konuşlandığı
bir şehirde bu oran normal sınırların oldukça altındadır. Hatta son yapılan
araştırmalara göre, LA Amerikan şehirleri arasında suç oranı olarak ilk 15’e
girmemektedir. Tabii ki her gelen turiste veya öğrenciye yapabileceğimiz önemli
bir uyarı South Central ve Watts gibi bölgelerden uzak durmasıdır.
Genel olarak doğuya
gittikçe havanın ısınmasını ve hava kalitesinin düşmesini beklemelisiniz. Sıcak
hava ile birlikte en büyük hava kirliliği LA’in üzerine yaz aylarında çökmektedir.
Yaşam tarzı olarak
şehire baktığınızda son derece rahat giyimli ve dünyanın en konforlu araçlarını
süren bir nüfusla karşılaşacaksınız. LA’de herşey New York’un tam tersidir.
Hayat standardı çok yüksek, kazandığınız para ile yaşamanız çok daha kolay,
kıyafetleriniz çok daha ince ve kısa, evleriniz çok daha büyük, güneşiniz ise
daimidir. Doğu sahilinin kalabalığına karşılık Batı sahili geniş toprağı nedeniyle
çok daha boş görünmektedir.
Mesafelerin uzunluğu
ve araç satışlarındaki inanılmaz imkanlar ve fiyatlar nedeniyle LA’de toplu
taşıma diğer şehirlere oranla ölüdür. Hemen hemen her noktaya otobüs olmasına
rağmen toplu taşıma araçları her zaman boştur ve taksiler bazen gün içinde rastlayamayacağınız
kadar nadirdir. Zaten bu kadar büyük mesafelerde taksiye binmeyi de istemezsiniz!
Acil bi durum anında taksiler sadece telefonla yola çıkarlar ve trafiği de göz
önüne alırsanız taksiye yarım saat önceden haber vermeniz gerekecektir.
Bunun yanısıra
LA, dünya üstü açık araba tüketiminin merkezidir. Senenin yaklaşık 10 ayı boyunca
hiç rahatsız olmadan üstü açık arabanızın keyfini sürebilir, korkmadan da hemen
hemen her tarafa park edebilirsiniz. Muhtemelen doğru olan bir söylentiye göre
Ford şehirde araba satışlarını arttırabilmek için zamanında toplu taşıma aleyhine
oldukça büyük bağışlar yapmıştır. Bugün kesenize gore LA’de 1000 hatta 500 dolardan
başlayarak araba bulabilirsiniz. Tabii 1000 dolarlık aracın sene içinde size
2000 dolar masraf çıkarabileceğini de unutmayın!!
|