San
Francisco körfezine, Golden Gate köprüsüne ve Pasifik Okyanusu’na bakan evler,
rengarenk bir kültür, dünyanın tartışmasız en iyi restoranları ve iki taş atımı
ötede rüya güzellikte şehirler...
San Francisco’yu
anlatmak için kısa fakat yetersiz bir başlangıç olacaktır... ama dediğimiz gibi
bu zaten sadece bir başlangıç.
Batının incisi
bu şehirde bir arada huzur içinde yaşayan bir düzineye yakın kültür aynı zamanda
şaşırtıcı biçimde kendi özkültürüne bağlı kalmayı başarabilmiş, bu şekilde bu
körfez şehrine ayrı bır lezzet katmıştır. 1700’lerde Portekizliler, İspanyollar
ve İngilizlerin körfezi keşfi ile başlayan San Francisco hikayesi, 1848’de California’da
altın bulunması ile dünyanın her tarafından onbinlerin körfeze akını ile devam
etmiş ve 1849 yılında geçici çadırlarda yaşayan 20 bin nüfuslu bir efsaneye
dönüşmüştür.
18 Nisan 1906 depremi
ile başlayan büyük yangın kontrol edilemez şekilde 3 gün devam edince şehrin
tüm iş merkezi tahrip olmuş ve şehrin göbeğinde 497 blokluk bir bölge yokolmuştur.
2500 kişinin hayatına ve o günkü değeri ile 350 milyon dolara malolan bu yangının
külleri soğumadan San Francisco’nun yeniden inşaasına başlanmış ve şehir bugüne
dek uzanan bir yenilenme sürecine girmiştir.
San
Francisco Batı'nın Wall Street'i, finans merkezidir. Sisler arasinda bir şehirdir.
Herkesin ilk aklına gelen elbetteki Golden Gate Köprüsü… Yapılması dört yıla
ve 35 milyon dolara mal olan köprü 1.2 mil uzunluğunda ve bir mühendislik harikası
ve efsanesi. Bay Bridge ise şehri Contra Costa ve Alameda bölgesine bağlayan
ikinci uzun köprüdür.
Şehri tanımaya
Cable Car'la (tramvay) başlamak en akıllıcasıdır. En hareketli ve işlek cadde
Market St.' den Fisherman's Wharf'a uzanan eşsiz bir keyif turu. Sonra PIER
39 ve Ghirardelli Square'i görmeden sakın dönmeyin. North Beach'de İtalyan esintisi
hissedilirken , Mission District bölgesinde Meksika ve Latin özellikleri hakimdir.
Japantown ve Chinatown adından anlaşılacağı gibi minyatür Asya gibidir ve kesinlikle
görülmelidir.
Keskin virajlı bir yolda araba kullanacağım derseniz, Lombard Caddesine buyurun:
40 derece eğimli sekiz keskin viraj. Her şehirde ünlü bir meydan vardır. San
Francisco'nunki de Union Square'dir. İnsan kalabalığı görmek ve güzelliğine
hayran kalmak işten bile değildir. San Francisco şehri genel itibariyle büyüktür
fakat San Francisco Bay Area denilen bütün sahil kesimini de katınca daha da
büyümektedir.
Alcatraz...
ünlü hapishane! Zamanında ağır suç işleyenlerin sürüldüğü bu adaya şimdi insanlar
kendi istekleriyle akın ediyorlar. Amerika'nın bazı şehirlerinde arabaya şiddetle
ihtiyaç duyulurken San Francisco sunduğu toplu taşıma olanakları ile oldukça
pratiktir. Hemen hemen heryere ulaşan otobüsler ve özellikle BART (hızlı tren)
insanı teknolojinin günümüzde geldiği seviyeye hayran bırakır.
San Francisco şehrinin 3 tarafı denizle çevrilidir ve toplam 128 km kare alan
üzerine kurulmuştur. Toplam 43 tepe vardır. Nüfus olarak yaklaşık 780,000 kişi
yaşamaktadır. Kilometrekareye düşen insan sayısına göre New York'tan sonra ikinci
en yoğun şehirdir. Yıllık 17 milyon ziyaretçinin geldiği tespit edilmiştir.
Yıllık hava sıcaklıkları 70F (21C) ila 40F(5C) arasında değişmektedir. Sabah
ve akşam sisleri bazen yağmuru aratmayacak kadar yoğun ve meşhurdur. Okyanusun
ılımanlaştırıcı etkisinden dolayı kar yağmaz.
Şehir içi telefon kodu 415’tir ve 35 sent karşılığı kulübelerden şehir içi görüşme
yapılabilir. Taksi ve restoranlarda %15 bahşiş normal sayılır. Alkol satışı
için minumum yaş 21 olmasına rağmen sigara ve tütün kullanımı birçok yerde yasaktır.